Follow Me on Pinterest

17 Ocak 2012 Salı


VE Sonuuuundaaa! COK CAGIRIRSAN OLUYORMUS-  (KAR)


Haftasonu azıcık sinyallerini aldıktan sonra sürekli kafamda aynı sabah hikayesi dönüp duruyordu, hikaye bildiğimiz çocukluğumuzda ki kar senaryoları. Gece uyuyorsun ve sabah kalkıp sanki dürtülmüş gibi pencereye koşuyorsun, gözlerin beyazlıktan kamaşıyor  deliriyorsun, hopluyor-zıplıyorsun karda oynamak, yuvarlanmak için için de kuduran bir istek.
Dün de yine bu kudurgan his içimin içine misafirliğe gelmişti, öğleden sonra bir arkadaşımla konuşurken saat 16:00 da ciddi kar yağışı olacakmış diyordu ki lafı bitmeden kıpırdanmalarım başlamıştı doğrusu. Ve saat 16:00'da beklemeye başladım birkaç dakika geçiyodu ki pamuklar dökülmeye başladı gökyüzünden nasıl hoplamışım yerimden ve yihhuuuu! demişsem milletin suratında ki şaşkınlığı görmeliydiniz.
Sonrası musmutlu.....
Akşam servis beklerken kar topu oynamayı, gece bir süre yağan karı seğretmeyi, bir - iki fotoğraf çekmeyi ve çocukluk hikayelerimizde ki gibi bu sabah erkenden pencere önünde bitmeyi ihmal etmedim elbette.

Kar bana ne mi yapar? :O)
Cevabı aşağıda ;O)





Sincosh selamlarımla,

8 Ocak 2012 Pazar


The HELP!

Dünyanın tam da ortasında çoğaldık hepimiz, tomurcuklanan bir bitkinin çiçekleriydik, köklerimiz birdi. Birgün bir rüzgar esti, öyle şiddetliydi ki her birimizi savurdu başka başka yerlere başka iklimlere. İklimlerle değiştik, renklendik, dikenlendik, kimimiz serpildik kimimiz küçücük kaldık. Başka rüzgarlar da oldu sonrasında bizi bir araya getiren fakat kimse birbirini tanımadı. Farklarıyla adlandırdık karşımızda ki çiçekleri, isimler taktık, kötü davrandık, bazen unuttuk aynı köklerden tek bir bitkinin tomurcukları olduğumuzu. Hoyratça batırdık dikenlerimizi, bencilliklerimiz evrene sığmadı. Sonrası bir yok oluş kimi farkında kaybettiklerimizin kimi halen diğer çiçekleri ezme sevdasında sebepsiz.
Bir filmdir bana bugün bunları söyleten, gözyaşlarıma engel olmadan izlediğim bir film. İçimdeki haykırışı öyle güzel anlatmış ki. İnsanların sıfatlandırlması bana herzaman çok ağır ve  iğreti geldi.
Bu filmi izleyin derim;

Film hakkında;
The help; New York Times En Çok Satanlar’ listesinde bir numara olan ve hakkında çok konuşulan kitaptan uyarlandı. Değişim yaratabilmekle ilgili evrensel bir hikaye.
Filme kısaca göz atmak istersen; http://www.imdb.com/title/tt1454029/


ÖĞRETİ:  
Herbirimiz aynı yerden geldik ve gidiyoruz öyle değil mi?
Madem öyle :O)
İnsanları sev, 
Dünya üzerinde sadece biz yaşamıyoruz! Var olan herşeyin kendi varoluşuna saygı göster, 
Yardım et, 
Ayrıma, 
Birleştirici ol, 
Empati nedir bil, 
Gülümse,
Mutlu ol, 
Her sabah selam olsun diye başla güne
ve bu dünyada sadece senin olmadığını ve yalnız yaşamadığını kabullen.
Kibirini bir gün bile olsa evde bırak!

Aslında bu öğretileri sanırım sayfalarca yazabilirim ama herkes kendi yolunu kendi bulmalı, yaşadığımız şeyi hayatımızı ellerimize alıp evirip çevirip ne olduğunu anlamadığımız sürece hayatın hep anlamsız tarafında olacakmışız gibi geliyor. Bir öğreti ki bu bence en önemlisi kendini tanı!

Sincosh selamlarımla,

5 Ocak 2012 Perşembe


SEVIMLI DERTLI KEMIRGEN'in VIDEOSU






O bir dertli,
O bir sevimli,
O bir talihsiz,
O bir aç,
O bir koca dişli
O bir tontoş,
O bugünün en sevimli 3D animasyonu
Gopher Broke sever bir insan oldum bugün
Kutlu olsun :O)

Sincosh selamlarımla,

3 Ocak 2012 Salı




TAVŞANLI ŞİİR

Bana bir tavşan masal anlatsın istiyorum bugün,
Camın önünde ki mor kadife koltuğumuzda oturalım
Pencereye doğru uzatalım bacaklarımızı
Bana bir tavşan bitmeyen masallar anlatsın istiyorum bugün
Göklere bisiklet sürdüğümüz
Rengarek çiçeklerin yeşerdiği bulutlara giden yollardan yürüdüğümüz masallar
Masal olalım istiyorum tavşanla
Yatakların deniz olduğu,rüyaları minnoş kedilerin bastığı ve  bastığımız yerlerin yumuşacık yeşil çimenlerden olduğu
Bana saati hiç umursamayan bir tavşan masal anlatsın istiyorum bugün
Ve hiç gitmeyi istemesin istiyorum,  gitmeyeyim istiyorum
Hiç sıkılmayalım.
Anlattığı masalların masalı olalım istiyorum.
Bana şahane masallar anlatan tavşanla ben, el elle kendi masalımızı bulalım.
Gülseren CAN 03012012

sever ve imrenir bir insanım.

Sincosh selamlarımla,




UYKU, BIRAZ UYKUuuuU, TUM ISTEDIGIM BUYDU


Son zamanlarda işe gitmek için yataktan kalkmak öyle zor bir hal aldı ki, ben kalkmak istedikçe yumoşcan yatağım "gitme!" dercesine  beni çekiyor. Her sabah yatağım bir tost ekmeği, bense içinde eriyen bir kaşar peyniri oluveriyoruz :O).  
Birde sabah monologlarım var ki takdire şayan


Versiyon 1.
( Ben ) - Kendimi hiç iyi hissetmiyorum, galiba ateşim de var, çok çok bitkinim sanırım hasta oldum. Bugün işe gitmiyorum!
( İç ses ) - Ouuuuf saçmala da kalk giyin! Hasta filan değilsin servisi kaçıracaksın şimdi
( Ben )- Evet hasta değilim, en iyisi gidip yüzümü yıkayayım ( Surat bu dk. 5karıştır )


Versiyon 2.
( Ben )- Ya neden bu kadar erken sabah oldu ki yaaa nooolur 5dk daha uyuyayım Zzzz
( Tel sesi )- Old phone ringtone
( Ben ) - Ouuuuuf pöööüüüüf yaaaa yeter sus artııııık suuussSsZzzzz
( Tel sesi )- Old phone ringtone
( Ben ) - Bugün M.Bey ile gideyim bari 15dk' 15dk'dır.


15dk uyku saatlerce uyunmuşluk hissi yaratır ki bunun mutluluğu paha biçilemez.


Versiyon 3. ( ki en çok sevilen versiyondur )


Çalan telefonlara kalkılamayacağı tümüyle anlaşıldığı vakit,
1- Bütçe bir gözden geçirilir, 
2- haftanın aktiviteleri, harcanan ve harcanacak paralar düşünülür
3- Karar aşaması


Karar aşamasını pozitif geçmiş bu tip günlerin, mükemmel ve o sabah için dünyanın en iyi lüksü olabilecek işe geç kalma - taksiyle gitme senaryosunun bedeli yaklaşık 22TL'dır fekat ama lakiiin hazzı paha biçilemezdir.






sever bir insanım


Sincosh selamlarımla,

30 Aralık 2011 Cuma


MUSMUTLU YILLAR


Çocuk gibi düşünebildiğimiz, huzurlu, mutlu, bol sağlıklı, hop-hoplu, zıp-zıplı bir yeni yıl geliyor olsun istiyorum.  Sevmeyi bilmeyenlerin öğrendiği, sevgilerin paylaşarak pekiştiği, az ağladığımız çok çok güldüğümüz, güpgüzel haberler aldığımız, şepşeker günlerimizle dolu olacak bir sene olsun istiyorum.
Herşey hayal edemeyeceğimiz kadar rengarenk olsun. Hepiciğiniziii çook seviyoooruuuum.



Bu aşağıda ki şarkı da sincosh'un size Abba'dan hediyesi :O)


Sincosh selamlarımla,

25 Aralık 2011 Pazar


KLASIK MUZIK AROMALI SUT


Klasik müziğin bir sütün tadını değiştirip değiştirmeyeceğini deneyimleyemediğim için açıkcası kendi fikrimi söyleyemiyorum biliyorsunuz bizde böyle şeyler için yola dökülen insan profili henüz oluşmuş değil. 
Gerçi baktığımızda bu yola çıkışta oldukça reklam kokulu bir durum fakat içinde klasik müzik ve inek kardeşlerimiz olunca durumun kokusu benim nezdimde biraz misleniyor işte :O)

Müziğin -özellikle de klasik müziğin- inekler ve dolayısıyla da süt lezizliği üzerinde olumlu etkilerinin olduğu bilimsel bir gerçekmiş ki benim de yeni haberim oldu. Okuduğum yayın der ki:   Jung von Matt yaratıcı ekibi, Dortmund şehrinin klasik müzik merkezi Konzerthaus Dortmund için harika bir tanıtım konsepti yapış.Dortmund Filarmoni Orkestrası sanatçıları şehrin dışında bir çiftliğin yollarına düşmüş ve burada yüzlerce şanslı inek için özel bir konser vermişler. Bunu takip eden günlerde 9 farklı bestecinin eserleri ineklere düzenli olarak dinletilmiş. Bu ineklerden sağılan taze süt, 9 farklı müzik zevkine ithafen şişelenmiş ve böylece Konzertmilch Dortmund sütleri raflardaki yerini almaya başlamış.
Sonuç ise inanılmaz: İnsanlar bu harika fikrin ürünü olan sütlerin tadına bakmak için sıraya girmişler. Ayrıca Konzerthaus Dortmund bugüne kadar klasik müzikle pek alakası olmayan dinleyicilerin bile ilgisini cezbetmeyi başarmış, böylece en kârlı sezonunu yaşamış.
İşte buda buda tanıtım filmi, ilgilendiysen tıkla ;O)









NOT: İlgili alıntı Süt kutusundan okunmuştur ve ilgilenilmiştir.